Ses Olmak!

0

Avzem Munzur

Canı cehenneme rahat uyuyanın
Kapısını örtenin perdesini çekenin
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.

Şükrü Erbaş

Canı cehenneme aç bedenlerin, sütünden kendini besleyenlerin. Önder APO üzerindeki tecridin kalkması ve zindanlardaki koşulların düzelmesi için başlayan açlık grevi direnişi 190’ıncı gününe girerken, her gün zindanlara dair, vicdanların üç maymunu oynadığı yeni bir zulme şahitlik ediyoruz. ‘HABERİN VAR MI ? HABERİNİZ VAR MI ?’ diye sormak geliyor, içimden. İnsan olmaktan uzaklaşıp birer gölgeye dönüşüyoruz. Kapılarımız kapalı, yüz kilit vurulmuş üstüne, dışarıda feryat eden anaların çığlığını duyamaz olmuşuz…
Toplumsal gerçekliklerimize dahi sırtımızı dönmüş bulunmaktayız, hani ‘Komşusu açken yatan bizden değil’di’ Kapısını kapatan bizden değildi. Yalnızlıkların içinde karın tokluğuna geçiriyoruz günlerimizi. Korku silsilesi sarmış bedenimizi. Ölmekten, işten atılmaktan, dört duvar arasına sıkışmaktan korkuyoruz. Ama asıl korkmamız gereken bu değil, bedenimizi, ruhumuzu her geçen gün biraz daha sömüren, onursuzluk yumağı yaratan korkularımız.

İçimiz sızlıyor, yüreğimiz kan ağlıyor evet, ama ne yapıyoruz, deve kuşu gibi kafamızı kuma gömmüş ağlıyoruz! Neye kime, neden, ne olmuş? Diye sormadan. Hangi vicdana anlatırsın şimdi bunu, düştüğümüz ekmek yolunda, yaşamak uğruna bedenini ölüme yatıranlar anlatalım mı bunu? Ya da ömrünü zindanlarda çürütmüş, ellerinde kelepçeler 80’inde Ape Dedo’ya anlatalım? Canını adamış, her gün ölüm ile burun buruna kalan kahramanlara anlatalım? Tecavüz edilip yakılan kadınlara, açlıktan intihar eden analara, babalara?
Hadi vicdanımızı hep birlikte susturalım yine. ‘Ama onlar seçti bu yaşamı, değer mi bu halk için, değer mi ?’ Hadi başlayalım yine Dehaklara teslim olmuş cümleler kurmaya. Daha en baştan, kaderine razı olmuş kıldan ince boynumuzu yatıralım cellatların önüne…

YAŞAMAYI CİDDİYE ALACAKSIN,
YANİ, O DERECEDE, ÖYLESİNE Kİ,
MESELA, KOLLARIN BAĞLI ARKADAN, SIRTIN DUVARDA,
YAHUT, KOCAMAN GÖZLÜKLERİN,
BEYAZ GÖMLEĞİNLE BİR LABORATUARDA
İNSANLAR İÇİN ÖLEBİLECEKSİN,
HEM DE YÜZÜNÜ BİLE GÖRMEDİĞİN İNSANLAR İÇİN,
HEM DE HİÇ KİMSE SENİ BUNA ZORLAMAMIŞKEN,
HEM DE EN GÜZEL,
EN GERÇEK ŞEYİN YASAMAK OLDUĞUNU BİLDİĞİN HALDE.

Nazım Hikmet

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.