Tanrıçaların Öz savunması – Şahmeran

0

Doğa Zilan

Doğal Toplum da Öz savunma

“Ana” ve “Ana Tanrıça” kültürü ile yaşayan bir toplum. O zamanlar kadının güzelliği ile ilmek ilmek örülmüş yaşamın en güzel dönemiydi. Belki de insanlık tarihinin en yaşanabilir dönemi o zamanlardı. Müthiş bir uyum içinde emekleri ile yaşamı yaratan kadınlar toplumunu doyuran doğayı yavrusu gibi koruyor, buğday tanelerini özenle topluyordu. Bu dönemlerde erkeğe düşen rol ise avcılıktı, bu da erkek de ki analitik zekanın daha da gelişmesine, savaş zekasının giderek güçlenmesine yol açmıştı, bunlara bağlı olarak gelişen kurnazlık erkeğin kıskançlık duygusuyla birleşince kadın eli ile özenle kurulmuş topluma karşı büyük bir savaş hazırlığı başlamıştı. Toplumu kuran, koruyan tanrıça kadınlar yok edilmeye köle kadın yaratılmaya çalışılmıştı. Bu savaşın en büyük hedefi, erk zihniyetle yönetilecek toplumu yaratmaktı. Bu savaş sonucunda kadının rolü erkek ne emir ederse onu yapmaktı, bir söz hakkı yoktu. O sürece kadar toplumunu koruyan kadın artık erkeğe karşı kendini korumaya başlamıştı. Doğal Toplumdan günümüze bu olaylar hikayeler ile anlatılmıştır bir söz var “İktidarlar yazı ile hüküm bildirir ama kadınlar, halklar ve tüm ezilenler hikâye, efsane, masal, mesel, şarkı ve şiir ile tarihlerini anlatırlar.” diye, Tanrıçalarda hikayelerini böyle anlatmışlardır. Öz savuma’nın önemini anlatan tarihi bir efsane ise Kürt mitolojisin de geçer, bu efsane yılar boyu dilden dile anlatılır. Karanlıkta soba başında çoğumuz dinlemişizdir ihanete uğrayan Şahmeran’ın hikayesini. Öz savunması kırılan bir kadını anlatıyor, hikaye kadına şiddeti en yüksek boyutta anlatıyor, öldürülen, parçalanan ve çiğnenerek yutulan bir kadın bir tanrıça. Hikayenin baş kahramanı Şahmeran olarak tanıdığımız yarısı kadın yarısı insan olan, güzelliği ile herkesi büyüleyen şifa tanrıçasıdır. Bir gün yapmaması gerektiğini bile bile bir erkeğe karşı kırmıştı duvarlarını. Hikayeyi bilmeyenler için yılanların tanrıçasının hikayesi şu şekildedir;

“Camsab adında bir oduncu iki arkadaşı ile ormanda gezinirken bal dolu bir mağara bulurlar. Balı almak için mağaraya inen Camsap’ ı, daha fazla pay almak için iki arkadaşı mağarada bırakıp kaçarlar. Bir süre mağara da kalan Camsap mağaranın derinliğinden bir ışık sızdığını fark eden Camsap, bıçağı ile deliği büyütür ve karşısına olağanüstü güzel bir bahçe çıkar. Bahçenin ortasındaki havuz ve havuzun başında oturan Şahé maran’ dır yani tanıdığımız ismi ile Şahmeran. Şahmaran bilir; açgözlü, talancı hırs gelip ülkesini bulmuş lakin iyicil ve barışçıldır Şahmeran, Camsap’ ı yurdunun özgür ve eşit üyesi olarak ağırlar, dostluk ve yoldaşlık öğretir ve bilgelik ile Camsap’ ın potansiyel tehlikesini bertaraf etmeye çalışır. Şahmeran’ın güvenini kazanan Camsab uzun yıllar bu bahçede yaşar. Ancak Camsap gün gelir geldiği dünyaya geri dönmek ister. Ancak Şahmaran ihanet edeceğini bildiğinden buna izin vermez. Camsap’ ın yoğun ısrarı karşısında Şahmeran yerini kimseye söylemeyeceğine dair söz alması karşılığında onu bırakır. Söz veren Camsab uzun yıllar verdiği sözde durarak Şahmeran’ın yerini kimseye söylemez. Bir gün ülkenin padişahı hastalanır ve vezir, hastalığın çaresinin Şahmeran’ın etini yemek olduğunu söyler. Uzun yıllar Şahmeran ülkesinde kalan Camsab’ ın vücudunda pullanma oluştuğundan, onun Şahmeran’ ın yerini bildiği anlaşılır ve Marlar ülkesinin yerini göstermesi istenir. Camsab işkenceler sonucu kuyunun yerini gösterir ve Şahmeran, bulunup dışarı çıkarılır. Kimi anlatımlarda hain bir pusuda yakalandığı ve ülkesinin bundan bihaber olduğu belirtilir. Şahmeran yılların dostluğu ve yoldaşlığına bağlı kalır ve Camsab’ a “Beni toprak çanakta kaynatıp suyumu Vezire içir, etimi de Padişaha yedir” der. Etin suyunu içen vezir ölür, eti yiyen Padişah da iyileşip Camsab’ ı veziri yapar.  Vezirin içtiği su Şahmeran ın direniş sürecini ve öz savunmasını anlatmaktadır. Son ana kadar direnmektedir, düşmanına ölümcül darbeler vurmaktadır. Etin kral tarafından yenmesi (yılan gövdesi-kadın tıp bilimidir) kadın bilgeliğinin kadından çalınmasını sembolize etmektedir. Camsap bir zamanın dostluğu ve yoldaşlığını kullanarak kadın uygarlığının bilgeliğini çalmış ve satmıştır. “

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.